Henüz gidişinin ilk sabahında hasretler içinde yanıyorum. Ne alıştığım sesin var artık ne de doyamadığım kokun.... Gittin ya helal olsun yakışır sana... Senden arta kalan yalnızlık tuttu bu sabah sana dokunmaya alışkın ellerimi... Yasakladığım gözyaşlarım kuralları yıktı... Oysa yaşayacağımız ne çok masalımız vardı. Ne çok sözümüz söylenmedi kimbilir...
Şimdi yoksun, bense gidişinin ilk gününde delirircesine özledim seni... Bir başıma alışamam yokluğuna... Baharın yeşilini, denizin mavisine kattığın ela gözlerini arıyor gözlerim... Sesini ararken kayboluyorum sensizlikte... Gitmem, benimsin deyişlerin var artık anılarının fonunda...
Caddelerde kahkahalarımız, yıldızlarda umutlarımız asılı kaldı, bir de vedasız gidişin yüreğimde... Şimdi hoyrat bir rüzgar esiyor bu şehirde ve son bir ışık sönüyor en son yürüdüğümüz sokakta...
Güneş sızıyorilk kez sensiz odama günaydın demek için... Özlenim vuruyor gidişinle yıktığın koca çınardaki yaprağı kopartıp götürerken...
Ölümmü daha acıydı yoksa gidişinmi çözemedim hala...
Penceremin önünde her sabah öten serçeler de gelmedi bu sabah. Hercai menekşenin üstünde çiğ taneleri kalmış bir tek... Bak hüzün doldu gözlerim, bu enkaz gidişinin eseri. Kıyamam sana diyordun, hani çok seviyordun? Vedayı bile haketmeyen bi gidiş neydi o zaman. Biz seninle aynı kökte can bulmuştuk, tek yürekte iki bedendik. Şimdi sensiz nasıl dururum ayakta?...
Dön gel hadi, gel ki kabusum bitsin... Ne gerek vardı bu ayrılığa, bu çileye, bu gidiş yakıştımı sevdamıza...
Şimdi kimbilir nerde, hangi kollarda arıyorsun sevgiyi, bakmaya kıyamadığım gözlerin hangi gözlere mahkum bilmiyorum ama gene de ben her gün, her an döneceğin günü hayal ediyorum...
|
2009-05-13 08:36:16 - UMARIM TÜM BEKLENENLER GERİ GELİR