Her an her saniye o amansız uçurumdan yuvarlanma riski ile karşı karşıya yaşıyoruz... Bir yarışın içinde buluyoruz ansızın kendimizi, yaşamaya başladığımız ilk andan itibaren... Amacı sadece yaşamak...
Yalnızlığı dantel gibi ince ince işler gece kalanın yüreğine... Sessizlik damla damla artırır ayrılığın acısını... Gitmek zordur da kalmak çok daha zor gelir seven yüreğe... Hatıralar zindan olur,...
Yine karanlık çökeli çok zaman oldu bu şehrin kalabalık sokaklarına... Rüzgar uyudu... Su uyudu... Gece uyudu... Sevdalar koşturuyor sokaklarında el ele... Bir ben varım karanlıkta birde gidişin... Tarifsiz acılar sarıyor etrafımı,...
Hani düşünmez olursun gerçekleri... Anılar yakar seni, anlamsız düşünceler sarar bedenini fırtına misali, savrulursun, yorulursun... Acır yüreğin hiç acımadığı kadar... Dalar gider bakışların yağmur damlalarına... Suskun dudakların kilitlenir, konuşamaz... Bilir konuşursa...
Kopan iki yürek arasında, ürkek, şaşkın ve çaresiz bir çocuk gibi, parçalanmış kalbimi cebime koyup gidiyorum başka bir şehire... Gözlerim yetim kaldı gidişinle, sesinin sıcaklığından...
Henüz gidişinin ilk sabahında hasretler içinde yanıyorum. Ne alıştığım sesin var artık ne de doyamadığım kokun.... Gittin ya helal olsun yakışır sana... Senden arta kalan...
Yangın yeri yüreğinde, en güzel sevgileri gördüm. Kırdım belki seni istemeden, üzdüm... Ama sevdim seni, söyleyemeden... Sıcacık gülüşün sardı düştüğümde kanayan dizimi... Yüreğindeki sevgi büyüttü...
Sevmeyeceğini biliyordum ilk günden beri... Çok sevdiğim bu şehri, bana dar edeceksin biliyorum... Anladın sevdalanışımdan, tanıdın beni sana bakarken alev alev yanan gözlerimden. Gözüm kapalı...
Olmayan bir dünyada seyrederken mehtabı sessiz sedasız, görünmeyen bir el okşar yüzünü, gülüşünü sarar usulca... Hiç hissettirmeden gizlice sızar yüreğine, sarar sımsıkı... Git gide daha...
Gidişinin ilk gününde gecenin karanlığı sardı yine soğuktan titreyen zayıf bedenimi... Bir ses, bir soluk aradım sensiz geçen gecelere... Yalnızlık dostum oldu, öslem tek sırdaşım......
Bitmek, tükenmek ve beklemek.... Sevdalara özne olmuştur, yüklem olmuştur, sıfat olmuştur çoğu zaman... Bitmek için başlar bazen sevdalar... Kaderler anlaşma imzalar daha masaya oturur oturmaz.... Son durağına bilet alamazsın... Ya...
Bir ateşböceği oldum ben bu gece... Soğuk havayı kanatlarıma sarıp yükselim gecenin ellerinde... Bir tur atmak istedim kayıp şehrin kayıp caddelerinde... Terkedilmiş sokaklarda, terkedilmiş çocukları gördüm. Kirli ellerini...
Bu şehir seni hiç sevmedi ki!... Boş sokaklarına karanlık çökeli çok zaman oldu bu şehrin... Rüzgar uyudu... Su uyudu... Gece uyudu... Sen gittin ya bir...
Kalabalığın içinde yapayalnızım. Annesini kaybetmiş bir çocuk gibi. Korkak... Savunmasız... Tek başına... Üzerime düşen kocaman gölgelerin arasında yüreğim sana muhtaç, ellerim beklemede. Saatler anlaşmışcasına akıyor...
İnsanlarda zamanla birlikte değişiyor, nerede eski aşklar sevdalar. Şimdiki sevgiler alışveriş merkezlerinde, cafelerde. Nerede o filimlerde görebildiğimiz, hatta bazı büyüklerimin, muhallebicilerdeki, açık hava sinamalarındaki, deniz...
Milyonlarca insan var dünya üzerinde, hepsi farklı tipte, başka dinde, başka karakterde. Yüzlerce insan idaallerine bir şekilde ulaşmış, bir o kadar insan da ulaşmak...
Hepimiz mutlaka insanlara yardım etmek isterken kendi kendimize zarar veririz... Tamam her şeye karşılık beklenmez ama, bazen insanlar yardımlarının karşılığında sıcak bir...
Gecenin karanlığında gizlisin biliyorum. Bir ışık ya ki geleyim izinden. Niyetin zoru oynamaksa ben hazırım. Ama, imkansıza gelemem. Sevdalar, aşklar yaşadın çok kez...
Gecenin kör karanlığında, yürekten kağıda dökülür en içten gelen cümleler. Bu yazıda gecenin mavisini mürekkep olarak kullanan, kağıdı yüreğinin aynası yapan parmaklardan dökülen bir yazı....
Bir seherde açtım gözlerimi aşkın meltemine. Savursun bahardan bahara diye sarıldım ılık kollarına. Vadiden gelen sevginin dizlerinde yumdum gözlerimi, hiç alışık olmadığım aşkın sıcaklığı sarsın...
Hayatımız boyunca yüzlerce hatta binlerce kez kullanmışızdır bu kelimeleri hiç şüphesiz! Peki bu kelimelerin gerçek anlamları neler ya da bizim bildiğimiz anlamları ne kadar doğru......
Son günlerde bir kaç kişiden ilginç eleştiriler alıyorum... Neden sadece sevgi üzerine yazdığımı soruyorlar... Bazı inanların tabiriyle gereksiz konular bunlar. Hayatta çok daha önemli konular...
Ne Temmuz'lar yaşadı bu yürek. Kaç kere rüzgara kapılıp savruldu mevsimden mevsime kimbilir. İlk defa umutsuzca yaşarken o Temmuz'da ılık bir meltem dokundu yüreğine, kulağına...